Facebook insan tipleri:
1-Yediğini,içtiğini,sıçtığını,giydiğini dahil yaptığı bütün eylemleri yazıp,fotoğraflarla belgeleyen insan tipi.
2-Gittiği her yerde mutlaka 3-5 fotoğraf çektiren insan tipi.Sırf bu dandik sosyal paylaşım sitesine resim eklemek için mekan mekan gezerler.Çünkü hayattaki tek amaçları insanlara gezdiklerini göstermektir.
3-Düğün düğün gezen insan tipi.Saçları her zaman yapılı,her zaman düğün kıyafeti içindedirler.Beleş pasta yemek için düğün düğün gezerler.
4-Her fotoğrafın altına çok güzel/yakışıklı çıktığını,görmeyeli ne kadar büyüdüğünü ve annene babana selam söylemeni söyleyen akraba tipi.Bunların tek amacı sizin profilinizde gezip paylaştığınız her fotoğrafa yorum yapmaktır.
5-Evde sıkıldığını belli eden fotoğraf atan insan tipi.Ama bu insanların atladığı bir detay vardır,neden bi insan evdeyken bayramlık kıyafetlerini giyip,saçını her an düğüne gidecek gibi yapar ki?
6-Sürekli profilinde maç özetleri,kaç kaç bittiği,kendi tuttuğu takım yetmiyormuş gibi diğer bütün takımlarla ilgili yorum yapan insan tipi.Bu elemanların hayattaki tek amaçları futbol maçları ve maç özetleridir.
7-Eski sevgilisine gönderme yapan insan tipi.Bu tipte iki insan vardır; 1.profilinde acıklı şarkı sözleri ve durumlar paylaşarak vicdan azabı çektirmeye çalışan insan tipi. 2.artık ayrıldıkları için çok mutlu olduğunu belirten ve sürekli hayatının ne kadar güzel olduğunu göstermeye çalışan insan tipi.
8-Türkçeyi felç eden,insanı konuşmaktan soğutan,imla kuralı bilmez insan tipi.Bu insanlar genellikle sesli harfleri yutar veya noktalama işaretlerini yerli yersiz kullanır.Bunlara alternatif olarak her kelimenin baş harfini büyük yazanlarda vardır ki bunlar beterinde beteridir.
9-Hoşlandığı kişiye veya eski sevgilisine bakan insan tipi.Bu insanlarımız da dakika başı sayfayı yenileyerek her an bir şey paylaşıp paylaşmadığını kontrol eder.Eğer yeni bir fotoğraf paylaşmışsa geri silme ihtimaline karşı bir yere kopyalar.Bu vatsapta ki hoşlanılan kişinin yaptığı profil fotoğrafını değiştirmesi ihtimaline karşı ss alınması durumu ile aynıdır.
10-Arkadaşı facebook kullanmadığı için arkadaşının hoşlandığı kişinin ajanlığını yapan insan tipi.Bu insanlarımızın hayatta ki tek amacı arkadaşlarına refakatçılık yapmaktır.Ama bir süre bu sabır taşı insanlarımız bile bu durumdan bıkıp kolay yoldan şifreyi arkadaşına verir ve bu yükü üzerinden atar.
1 Kasım 2014 Cumartesi
Facebook insan tipleri:
13 Ağustos 2014 Çarşamba
Cesaret Gerek
''Özlediysen ve ölmediysen,ara yani ölmezsin.''
Ara mesaj at,karşılık vermeyecek olsa bile git sarıl.O an hissettiklerini yapmaktan vazgeçme.
Çünkü bundan 20 yıl sonra yaptıklarından değil de yapmadıklarından pişman olacaksın.Seneler sonra bugünlerin aklına geldiği zaman bu duyguları hissettiğin kişinin adını,sesini,gülüşünü,görünüşünü hatta onu neden sevdiğini hatırlamayacak olabilirsin ama seneler sonra bile olsa hala onu gördüğünde kalbinin nasıl çarptığını,güldüğünde ne hissettiğini,onu nasıl sevdiğini hatırlıyor olacaksın.O zaman seni engelleyenin ne olduğunu düşüneceksin.Belki bunu yaptıktan sonra pişman olacaksın ama en azından 20 yıl sonra aklına geldiğinde 'iyi ki yapmışım' diyebileceksin.
Ne tepki vereceğini unut;ara ve de ki '' sadece sesini duymak istedim.''
Not:Bunları sabahın 10'unda yazdım.Bu saatlerde belki hala uyuyor olurdum.Ama rüyamdan etkilendim de yazdım.Rüyamda gördüğümde hiçbir şeyin boşa yaşanmış olmadığını anladım.Rüyamda gördüğüm insanı bir zamanlar ne kadar sevdiğimi hatırlardım.Birilerini severek yaşamak boşa yaşamaktan iyidir.
Ve bazı şeyler için sadece cesaret gerek.
3 Ağustos 2014 Pazar
Olur Mu Dersin?
Merak ediyorum birinden vazgeçmiş olman onu unutabildiğin anlamına gelir mi?
Bir şeylerin karşılıksız kalması içindeki sevgiyi söküp götürebilir mi? Buna imkan var mıdır?
Kalbinde hep bir yeri vardır belki.Belki bir gün olur diye.Peki bu umutla yaşamak insanı nereye kadar götürebilir? Bütün bu umutların tükendiği an geldiğinde ne gelir elden? Olacak diyebilir misin?
Buna inanmak güçtür bazen,onca şeyden sonra.
Bir şeylerin karşılıksız kalması içindeki sevgiyi söküp götürebilir mi? Buna imkan var mıdır?
Kalbinde hep bir yeri vardır belki.Belki bir gün olur diye.Peki bu umutla yaşamak insanı nereye kadar götürebilir? Bütün bu umutların tükendiği an geldiğinde ne gelir elden? Olacak diyebilir misin?
Buna inanmak güçtür bazen,onca şeyden sonra.
15 Temmuz 2014 Salı
İzleyebileceğiniz En Anlamlı Videolardan Biri..
Bu videoyu izleyin,izlettirin.İzleyelim ve aslında hayatımızın güzel olması için fazla bir şeye ihtiyacımızın olmadığını anlayalım.Mutluluk belki de başkasının mutluluğuna şahit olmaktır.Mutlu olmaya ihtiyacı olanları mutlu edebilmektir.
Demesi Kolay
Peki ya hislerinle dalga geçilmesine ne demeli?
Ne demeli biliyor musunuz? Hiçbir şey.
Çünkü başkalarının hislerini hissedemeyen birinin en sonunda hissedeceği şey hiçbir şeydir.
Ve bilirsin ki sen asla umduğunu bulamazken,umduğundan fazlasını bulan çoğu insan bunu hak etmemiştir.
Bu da evrenin insanla bir güzel dalga geçmesidir.
''Ben seni sevmiyorum ya,unut beni'' demesi kolay.Bir de böyle denilen taraf sen ol bakalım.
Ne demeli biliyor musunuz? Hiçbir şey.
Çünkü başkalarının hislerini hissedemeyen birinin en sonunda hissedeceği şey hiçbir şeydir.
Ve bilirsin ki sen asla umduğunu bulamazken,umduğundan fazlasını bulan çoğu insan bunu hak etmemiştir.
Bu da evrenin insanla bir güzel dalga geçmesidir.
''Ben seni sevmiyorum ya,unut beni'' demesi kolay.Bir de böyle denilen taraf sen ol bakalım.
8 Temmuz 2014 Salı
Ön Yargılarınızın Esiri Olmayın!
İnsanları tercihlerine göre yargılamaktan vazgeçin.Bu bir kusur veya eksiklik değildir.Bu kısa filmi izlerken biraz empati kurmanız gerekiyor.Eğer dünyada ki insanlar eşcinsel olsaydı ve heteroseksüellik garip(!) bulunsaydı neler olacağını görün.Ön yargılarınızın esiri olmayın.Bunu yargılamak kimseye düşmez.20 dakika kadar kısa bir zamanınızı ayırın ve bu kısa metrajlı filmi izleyin.
Ön yargılardan kurtulmak dileğiyle!
5 Temmuz 2014 Cumartesi
Sil Baştan
Ciddi söylüyorum ki hayat bazen çok çekilmez oluyor.Ama hep mi böyle olur? Aradığım azıcık bir huzur ama bana o kadar uzak ki,özellikle şu sıralar.Neden her şey böyle üst üste geliyor da iyice depresifleştiriyor insanı.Bıktım bundan,ot gibi yaşamaktan.Hayal ettiğimle yaşadığımın arasında kilometrelerce fark olmasından.
Biliyorum ki geçmeyecek.Umursamamaya çalışmakta bir yere kadar.Olağanüstü şekilde hayatımdan sıkıldım.Her gün,her gün aynı şeyleri yaşıyorum.Yemin ediyorum hayatımda gram değişiklik yok.Bir sene önce de aynıydı ki zaten.Her sene geriye baktığımda aslında bütün bir seneyi boşa yaşamış olmak saçmalık.
Çok bıktım ya,bitsin artık şu kabus olmuyor böyle.
Biliyorum ki geçmeyecek.Umursamamaya çalışmakta bir yere kadar.Olağanüstü şekilde hayatımdan sıkıldım.Her gün,her gün aynı şeyleri yaşıyorum.Yemin ediyorum hayatımda gram değişiklik yok.Bir sene önce de aynıydı ki zaten.Her sene geriye baktığımda aslında bütün bir seneyi boşa yaşamış olmak saçmalık.
Çok bıktım ya,bitsin artık şu kabus olmuyor böyle.
4 Temmuz 2014 Cuma
Cem Adrian - Sen Hep Böyle Kal (Siyah Bir Veda Öpücüğü) [HD]
Sen hep böyle kal
Böyle kal ki dünya utansın önünde, övünsün seninle.
3 Temmuz 2014 Perşembe
Ne Desem Boş
Mesaj atmamak için,profiline girmemek için kendimi zor tutuyordum.Uyuşturucu bağımlılarından bir farkım yoktu.Ama o benim alışkanlığımdı.Gereksiz bir alışkanlık.Günlerim kendimi şartlamakla geçiyordu.İlk önce numarasını silmek sonra mesajları.Ertesi gün numarasını tüm küfürlerle süsleyip tekrar kaydetmek.Bu kısır döngü içinde ilerlemek aylar sürdü.Yanlışlıkla karşılaştığımızda bile beni görmesin diye şekilden şekile giriyordum.Beni görmesinden niye korkuyordum ki.Olan olmuş,bitmiş.Ama mutluydu işte.Hiçbir şey olmamış gibi umarsız ve mutlu.Nedenini merak ederdim.Ama sorma cesareti gösteremedim.Hiç düzgün bir açıklama yapmamıştı.Sadece alaycı cümlelerle olmayacağını söylemişti.Yapmış olduğu nispetler ve beni kıskandırma çabaları da cabası.Sadistlik bu olsa gerek.Ama bilmiyordu ki ben kıskanç biri değilimdir.Herhalde tek iyi özelliğim bu.Tamam üzülmesine üzülüyorum ama kıskanamıyorum nedense.Yaptığı numaralarla beni kendine hayran bırakıyordu.Hissiz gibiydi.Çok düşüncesiz.Karşıdaki üzülür mü,hiç düşünmezdi.Belki de o benim olmak istediğim kişiydi.
Ne desem boş.Zamanla geçiyor demeliyim sanırım.Umarım,umarım geçiyordur.
Ne desem boş.Zamanla geçiyor demeliyim sanırım.Umarım,umarım geçiyordur.
Unutma Evreleri
Birini gerçekten unuttuğunu anlaman için bazı yollar vardır;
1-Karşılaşabilmeniz olası mekanlarda fink atmazsın. ''Ayy,ne tesadüf!'' bahanesini kullanmazsın.Eğer tesadüfen karşılaşırsanız da onu görmek canını yakmaz.
2-Ortak arkadaşlarınızın ağzını aramazsın.Dolaylı yoldan da olsa sana bilgi çıtlatmalarını beklemezsin.
3-Sosyal paylaşım sitelerinden ilişki durumu yapıp yapmadığına bakmazsın.Kızla kendini karşılaştırmazsın.
4-Onu kıskandırma çabasında bulunmazsın.Yanında ki biriyle onu kıskandırmaya çalışmazsın veya aslında ne kadar mutlu olduğunu(!) gözüne sokmaya çalışmazsın.
5-Mesaj atıp atmama ikileminde bulunmazsın.Saçma bahanelerle konuşma şansı yakalamaya çalışmazsın.
Kısaca bu belirtiler bittiği zaman siz de onu unutmuş sayılırsınız.Yani 5-6 ay sonra kadar...
1-Karşılaşabilmeniz olası mekanlarda fink atmazsın. ''Ayy,ne tesadüf!'' bahanesini kullanmazsın.Eğer tesadüfen karşılaşırsanız da onu görmek canını yakmaz.
2-Ortak arkadaşlarınızın ağzını aramazsın.Dolaylı yoldan da olsa sana bilgi çıtlatmalarını beklemezsin.
3-Sosyal paylaşım sitelerinden ilişki durumu yapıp yapmadığına bakmazsın.Kızla kendini karşılaştırmazsın.
4-Onu kıskandırma çabasında bulunmazsın.Yanında ki biriyle onu kıskandırmaya çalışmazsın veya aslında ne kadar mutlu olduğunu(!) gözüne sokmaya çalışmazsın.
5-Mesaj atıp atmama ikileminde bulunmazsın.Saçma bahanelerle konuşma şansı yakalamaya çalışmazsın.
Kısaca bu belirtiler bittiği zaman siz de onu unutmuş sayılırsınız.Yani 5-6 ay sonra kadar...
29 Haziran 2014 Pazar
Cevapsız Sorular
''Tam unuttum derken;bir şarkı çalar,biri onun gibi güler,birisi parfümünü sıkıp onun gibi kokar,tüm unuttuğun boşa gider.'' demiş Cemal Süreya.
Öyle değil midir zaten.Aranızdaki bağ belki bir kitap,belki bir şarkı,belki bir film.Çıkartamazsın hayatından.Sorun bir film az izlemek değildir,ya da bir kitap az okumak.Sorun o kitabın her satırında onu hatırlamaktır.Baktığın her yerde onu görmek. Belki senden sonra çok kişi gelip geçmiştir ondan.Acaba hiçbiri senin gibi sevebilmiş midir? Senin hissettiğin gibi hissetmiş midir? Peki o hiç sevmiş midir? O birini gerçekten sevmiş midir? Soru işaretleriyle dolmuş sayfam,cevapsız.
Bazı sorulara cevap veremezsin.
Öyle değil midir zaten.Aranızdaki bağ belki bir kitap,belki bir şarkı,belki bir film.Çıkartamazsın hayatından.Sorun bir film az izlemek değildir,ya da bir kitap az okumak.Sorun o kitabın her satırında onu hatırlamaktır.Baktığın her yerde onu görmek. Belki senden sonra çok kişi gelip geçmiştir ondan.Acaba hiçbiri senin gibi sevebilmiş midir? Senin hissettiğin gibi hissetmiş midir? Peki o hiç sevmiş midir? O birini gerçekten sevmiş midir? Soru işaretleriyle dolmuş sayfam,cevapsız.
Bazı sorulara cevap veremezsin.
Bakışlar Her Şeyi Anlatır Mı?
Güzel bir söz vardı hani, ''Bakma bana öyle sevecek gibi''. Güzel baktı,çok güzel.Sevdi sandım,sever sandım ama yanıldım.Hep bir belki oldu içimde, hep bir burukluk.
Öyle güzel baktı ki tekrar tekrar aşık oldum.O bir şey hissetmedi ben gittikçe daha çok aşık oldum.En kötüsü de aylarca kendimi kandırdım,boş yere umutlandım.En son kalkıp gerçeği söylemesiyle kendime geldim.Bir kere daha öyle bakması için yapamayacağım şey yokken o yüzüme bile bakmadı.
Yeterli gelmedi,uslanmadım,peşini bırakmadım.Daha sonra onu da dile getirdi.Unutmamı söyledi,olmaz dedi.Ama her zamankinden daha alaycı bir şekilde. En sonunda, sevdi mi hiç bilemedim.Sonra da ne ben sordum ne o söyledi.
Öyle güzel baktı ki tekrar tekrar aşık oldum.O bir şey hissetmedi ben gittikçe daha çok aşık oldum.En kötüsü de aylarca kendimi kandırdım,boş yere umutlandım.En son kalkıp gerçeği söylemesiyle kendime geldim.Bir kere daha öyle bakması için yapamayacağım şey yokken o yüzüme bile bakmadı.
Yeterli gelmedi,uslanmadım,peşini bırakmadım.Daha sonra onu da dile getirdi.Unutmamı söyledi,olmaz dedi.Ama her zamankinden daha alaycı bir şekilde. En sonunda, sevdi mi hiç bilemedim.Sonra da ne ben sordum ne o söyledi.
23 Haziran 2014 Pazartesi
Sevgili Gerçekten İyi Midir?
Geçenlerde yine dolmuşta sürünüyorum.Bu arada dolmuş 2 TL olmuş,ciğerimiz yanıyor.Göt kadar yerde sıkış tepiş gidiyoruz.Bir de üstüne 50 kr fazla veriyoruz,yok yaa.Zaten geçirdiğim bütün griplerin nedeni dolmuş.Kafamın üstünde ehueh ehuehe diye balgam atan teyzelerimiz amcalarımız yüzünden tüm kış burnum çeşme gibi aktı.Neyse konu bu değil.İşte dolmuşta yanıma bir çocuk oturdu.Telefonda bangır bangır sevgilisiyle konuşuyor.Bütün dolmuş oturmuş onu dinliyoruz.Bunlar birkaç aydır çıkıyormuş.Sonra çocuğun babası öğrenmiş.Bunun üzerine adam 'aşk olsun benimle tanıştırmayacak mısın kızı' demiş.Çocukta 'ayıpsın baba yaaa' demiş.Şimdi kızın sigarası,alkolü varmış dersleri de kötüymüş.Çocuğun babası da sigara konusunda çok hassas olduğundan çocuk da 'sigara içmiyor,alkol de sadece benim yanımdayken alıyor,dersleri de iyi bana matematik çalıştırıyor' demiş.Kız bunu duyunca köpürdü.İşte sen benden utanıyor musun da,ya babana doğruyu anlatırsın ya da bu ilişki biter de bir sürü şey saydı,hepsi de aynı terane.Ya beynimi üttü piç kız.Sanki telefonda konuşmuyor da gelmiş yanımda konuşuyor lan.İşte çocukta amma sinirli kulakları falan kızardı.Artık dişlerini sıkıyor o derece.Çocuk aynen şöyle aşkım hayatım gerizekalı mal,babam eşşek sudan gelinceye kadar dövmüştü beni sigarayı duyunca.Onu mu istiyorsun diyor.Kız hala dediğim dedik.Ya şu kızlar da az kahpe değil kafalarını sürtesim geliyor duvarlara,ama kız da haklı olabilir emin değilim.Aslında en iyisi yalnızlık.Böyle 1 saat kafanızın şişmesini mi istersiniz yoksa mis gibi rahatınıza bakmayı mı? Valla seçim bizim,ama bence iyi arkadaşlar falan varken etrafta, sevgiliye hiç gerek yok.
21 Haziran 2014 Cumartesi
Cırtlak Renkli Çorap Giymeyin!!!
En büyük dertlerden biri de herhalde ne giyeceğim derdidir.Şimdi hep aynı şeyi de giymek olmaz azıcık çeşit olsun diye asla giymeyeceğim şeyleri de giymişliğim çoktur.Elime geçen paraları çoğunlukla entel dantel şeylere yatırmışımdır.Tabi sonra da son çare ne bulursam giymişimdir.
Neyse eskiden pantolonum vardı bir tane.Çok zor durumda kalıp giymiştim onu. Sıçayım onu giyen aklıma.Ulan millet bi güldü bi güldü bir daha güldü.Ya bildiğin çekmiş pantolon.Bu da yetmezmiş gibi gri pantolon olmuş beyaz.Allahım bir de pantolon düdük gibi kalmış ben bildiğin leylek gibiyim.Tabi giydiğim çorabın da rengi uygun değil.Oturuyorum o cırtlak çorabım gözüküyor,kalkıyorum pantolonum iyice göze batıyor.Millet hala götüyle gülüyor bana.Bana kalsa bağdaş kurup otururum ama biraz krocan kaçar diye ayağımı çantayla montla kapatmaya çalışıyorum.Neyse geçti o gün zar zor bana da ders oldu bir daha cırtlak çorapta giymedim rengi gitmiş pantolonda.
Diyetle İmtihan
Vermem gereken kilolarım artık gözüme fazla gözükmeye başlamıştı.Dedim benim spor yapacağım yok.Bari azıcık boğazdan keseyim de fok balığı görünüşümden kurtulayım. Küçüklükten gelen bir şey herhalde illa her lokmamda ağzıma ekmek tıkacağım. Sonra internetten bulduğum dandini diyetlerden birine başladım. Ama nedensizce bir heveslendim bu olaya.
1.Gün:
Sabah gayet sağlıklıyım böyle dedim herhalde bir irade geldi bana.Sonra akşam hop pişmaniyeye daldım.Sonrası vicdan azabı...
2.Gün:
Sabah kahvaltı yapamadım.Yani herhalde bir poğaçadan bir şey olmaz diye onu yedim.Öğlen de dondurma.Ve yine diyet bozuldu.
3.Gün:
Sabah ve öğlen gayet iyiyim.Abur cubur namına sadece 3 çubuk kraker yedim o da ibne arkadaşım yüzünden.Ama artık en son bir diğer arkadaşımın gazabına uğrayıp cornetto ile bozuldu diyetim.
4.Gün:
Bütün haftanın en kötü günü.İlk önce fast food bir menü sonra çikolatalı milkshake ardından da popcorn.Eh, bende o günden sonra kaldırdım diyeti bir rafa.Başka bahara artık...
1.Gün:
Sabah gayet sağlıklıyım böyle dedim herhalde bir irade geldi bana.Sonra akşam hop pişmaniyeye daldım.Sonrası vicdan azabı...
2.Gün:
Sabah kahvaltı yapamadım.Yani herhalde bir poğaçadan bir şey olmaz diye onu yedim.Öğlen de dondurma.Ve yine diyet bozuldu.
3.Gün:
Sabah ve öğlen gayet iyiyim.Abur cubur namına sadece 3 çubuk kraker yedim o da ibne arkadaşım yüzünden.Ama artık en son bir diğer arkadaşımın gazabına uğrayıp cornetto ile bozuldu diyetim.
4.Gün:
Bütün haftanın en kötü günü.İlk önce fast food bir menü sonra çikolatalı milkshake ardından da popcorn.Eh, bende o günden sonra kaldırdım diyeti bir rafa.Başka bahara artık...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)










